SICPA, Türkiye’nin bandrol dosyasında yalnızca ürettiği mürekkebin, sağladığı yazılımın veya kiraladığı makinelerin hesabını vererek sorumluluk tartışmasını kapatamaz. Çünkü incelenen belgelerde şirketin rolü bunların tamamını kapsıyor: SICPA, DNS’nin kamu işini yerine getirebilmesini sağlayan üretim ve yönetim düzeninin merkezinde duruyor.
Bu yazıdaki “ayakçılık” eleştirisinin dayanağı da bu: Dünya çapında faaliyet gösteren bir şirketin üretim gücünü, teknolojisini ve personel yönetimini, yeni kurulmuş bir aracının adına yürütülen kamu işinin hizmetine sunması.
Üstelik yazışmalara göre bu tercih, SICPA yöneticilerinin kendi gelir akışlarını koruma hesabıyla birlikte şekilleniyor.
The Ledgers’ın 1 Ekim 2026 tarihli önceki haberi, SICPA’nın bandrol işinden gerçekten çekilip çekilmediğini sorgulamıştı. Yeni analiz dosyasındaki sözleşme ve e-posta örnekleri, şirketin DNS üzerinden kurulan yapıda üstlendiği görevleri daha açık biçimde ortaya koyuyor.
Dosyada aktarılan İTO belgesine göre DNS, 22 Mayıs 2020’de faaliyete başladı. SICPA–DNS sözleşmesinde atıf yapılan Darphane anlaşması ise 29 Temmuz 2020 tarihli. DNS, kamu sözleşmesi tarihinde yalnızca 68 günlüktü.
SICPA’nın DNS ile ön anlaşması 13 Temmuz’da, bundan 16 gün önce imzalanmıştı. İsviçreli şirket, DNS’nin işi yürütebilmesi için gerekli ticari ve teknik ilişkinin hazırlığına daha önce başlamıştı.
Dosyadaki 26 Haziran 2020 tarihli e-posta örneğinde Gianni Nigro, baskı merkezinin SICPA’nın kontrolünde tutulmasını savunuyor. Gerekçeleri arasında operasyonun önemi, stratejik unsurlar ve SICPA’ya giden gelir akışının korunması bulunuyor.
1 Temmuz tarihli yazışmada ise DNS ile münhasırlık üzerinden şirketin konumunu güvenceye alma hedefi dile getiriliyor. Aynı e-posta, planlanan para zincirini tarif ediyor: Darphane üreticilere fatura kesecek, DNS’e ödeme yapacak, DNS de SICPA Türkiye’ye ödeyecek.
SICPA, DNS’nin araya girdiği düzenin nasıl işleyeceğini biliyordu. Yazışmalar, bu düzenin kurulmasına kendi ticari hesabıyla katıldığını gösteriyor.
28 Ağustos 2020 tarihli işbirliği sözleşmesinin dosyadaki imza görüntüsünde, SICPA Turkey adına Philippe Amon ve Gianni Nigro bulunuyor. DNS adına imza atan kişi Halil İbrahim Danışmaz.
Bu imzalar, açıklama sorumluluğunu doğrudan şirketin üst yönetimine taşıyor.
Dosyada aktarılan sözleşme hükümlerine göre DNS, kapsam dahilindeki ürün ve hizmetleri münhasıran SICPA’dan temin ediyor. Baskı merkezi ve ekipman kiralama yoluyla sağlanıyor. Yazılımın sahibi SICPA. Sistem operasyonunun denetlenmesi ve yönlendirilmesi, sipariş, üretim, bakım ve stok planlaması da SICPA’nın görevleri arasında yer alıyor.
Ön anlaşmada, SICPA’nın Gelir İdaresi denetçilerine DNS adına eğitim vermesi dahi öngörülüyor.
Kamu işini alan şirket DNS; o işi yapabilecek üretim, teknoloji ve yönetim birikimini sağlayan şirket SICPA.
Bu nedenle SICPA’ya sorulması gereken soru yalnızca “DNS’ye ne sattınız?” olamaz. Asıl soru şudur: DNS’nin kamu sözleşmesini yerine getirebilmesi için bu kadar kapsamlı bir rol üstlenirken, aracının ekonomik katkısını nasıl değerlendirdiniz?
Markalama hükümleri de bu soruyu keskinleştiriyor.
Ön anlaşmada sahadaki ekipmanın DNS markasıyla etiketlenmesi öngörülüyor. Ana sözleşmede SICPA’ya ait kiralık ekipmanların DNS markasıyla kullanılmasına izin veriliyor. DNS’nin SICPA ile ilişkisini kamuya açıklaması ise SICPA’nın yazılı iznine bağlanıyor.
SICPA, kendi üretim gücünün başka bir şirketin markası altında sunulmasını sözleşmeye bağlıyor.
Bununla birlikte dosyada, Darphane ve üreticilerin SICPA’nın yazılım sahipliğinden haberdar edilmesini öngören bir hüküm de var. Dolayısıyla devletten gizlenmiş bir ilişki bulunduğu sonucuna yalnızca bu maddelerle ulaşılamaz. Ancak SICPA’nın rolünün kamuoyuna nasıl anlatıldığı ve DNS tabelasının hangi işlevi gördüğü açıklanmayı bekliyor.
Fiyatlar, bu ticari tercihin neden sorgulanması gerektiğini gösteriyor.
SICPA–DNS sözleşmesindeki 2020 baz bedeli, bin adet yerli tütün bandrolü için 19,56 lira. Darphane’nin 15 Eylül 2020’de yürürlüğe giren üretici tarifesi ise 39,12 lira: tam iki katı.
Alkol bandrolünde sözleşmedeki 112,03 liralık baz bedele karşılık üretici tarifesi 224,06 lira. Bira ve ihraç tütün kodunda 6,22 liralık baz bedelin karşısında 24,88 liralık tarife bulunuyor: dört kat. Darphane’nin resmî fiyat listesi.
Analizde kullanılan enflasyon oranlarıyla güncellendiğinde SICPA’nın 2014 kamu sözleşmesindeki birim fiyatları, 2020’deki bu sözleşme bedellerine çok yakın çıkıyor.
SICPA eski fiyat seviyesine yakın bir hesap düzenini korurken, üreticinin önüne bunun katları düzeyinde bir tarife konuluyor. Araya giren şirketin hangi hizmetle ne kadar değer yarattığı sorusu tam da burada önem kazanıyor.
Ancak bu karşılaştırmada eksik olan kritik rakamı açıkça belirtmek gerekiyor: Darphane’nin DNS’e ödediği birim fiyat dosyada bulunmuyor. Üretici tarifesi ile sözleşmedeki baz bedel arasındaki farkın tamamı DNS’nin kazancı veya Hazine’nin zararı sayılamaz. Kamu payının, giderlerin ve şirket gelirlerinin ödeme kayıtlarıyla ayrıştırılması gerekiyor.
Kamu zararı iddiası daha önce Meclis’e de taşındı. CHP milletvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, 12 Ocak 2022’de Darphane’nin DNS’e 400 milyon lira ödediğini, DNS’nin işi SICPA’ya 185 milyon liraya yaptırdığını ileri sürdü. Bu iddiadaki tutarlar arasında yaklaşık 2,16 kat fark bulunuyor. Aynı oturumda AK Parti adına Ekrem Çelebi, dönemin bakanına yöneltilen isnatları reddetti. Bu rakamlar denetlenmiş ödeme kaydı veya kesinleşmiş kamu zararı tespiti olarak sunulamaz. TBMM tutanağı.
SICPA açısından hesap verme sorumluluğu ise bu belirsizliğin arkasında kaybolmuyor.
Şirket, kendi üretim fiyatını ve DNS üzerinden kurulacak ödeme zincirini biliyordu. Yazışmalarda kendi gelirinin korunmasını tartışıyordu. Peki aracının katkısını, fiyatlandırmanın gerekçesini ve kamu zararı iddialarını hangi incelemeye tabi tuttu?
İncelenen malzemede bu soruları karşılayan bir değerlendirme bulunmuyor. Bu, hiç inceleme yapılmadığını kanıtlamaz. Fakat şirketin açıklaması gereken somut bir boşluk oluşturur.
SICPA’nın DNS’ye desteği bakımından finansman yazışmaları da dikkat çekiyor. Dosyada, Ekim 2020’de DNS için SICPA Türkiye’nin kredi limitlerinden 15 milyon liralık karşı garanti sağlanmasına ilişkin yazışmalar aktarılıyor. Üretim ve teknoloji ilişkisinin yanında finansal destek de gündeme geliyor. Bunun hangi koşullarla fiilen uygulandığı ayrıca doğrulanmalı.
Dosyada aktarılan Kasım 2022 kira devir protokolleri ve 2023 mutabakat yazışmaları ise SICPA–DNS ilişkisinin devamına işaret ediyor. Böylece şirketin rolü, kısa süreli bir geçiş desteği açıklamasını aşan bir incelemeyi gerektiriyor.
Darphane, 24 Nisan 2026 tarihli açıklamasında, üretimin Manisa’daki yerli bir firmanın tesislerinde yapıldığını ve yabancı menşeli firmadan hizmet alınmadığını bildirdi. Bu açıklama 2026’daki duruma ilişkin. İncelenen iç belgeler ise 2020–2023 dönemini kapsıyor.
O dönemin hesabını açıklığa kavuşturacak belgeler belli: Darphane–DNS sözleşmesi, gerçekleşen ödemeler, maliyet dökümleri ve SICPA’nın bu ilişki için yaptığı iç değerlendirmeler.
SICPA’nın ticari tercihi de aynı açıklığın konusu olmalı. Kendi teknolojisini, makinelerini ve yönetim birikimini DNS adına yürüyen kamu işine tahsis eden şirket, bu yapıda üstlendiği rolü ve yaptığı incelemeyi açıklamalı.
Devletlere izlenebilirlik sağlayan bir şirketten, kendi ticari ilişkisinin para izini açıklaması beklenir.
SICPA’nın önündeki soru artık yalnızca Türkiye’de bandrol basıp basmadığı değil. Kendi yaptığı işin önüne neden DNS’nin tabelasını koyduğu, bu tercihten ne kazandığı ve aracının kamuya maliyetini sorgulamak için ne yaptığıdır.
Kaynaklar
- The Ledgers · Önceki bandrol araştırması · 1 Ekim 2026 ↗
- Darphane · 15 Eylül 2020 fiyat listesi ↗
- TBMM · 12 Ocak 2022 Genel Kurul tutanağı ↗
- Darphane · 24 Nisan 2026 basın duyurusu ↗
- SICPA Türkiye Bandrol Dosyası — Yeni Belgelerin Analizi · 42 sayfa. Dosyada bulunan altı e-posta görüntüsü ve analiz dosyasının 42 sayfası aşağıda bulanık önizlemelerle sunuluyor.
Editör notu
Başlıktaki “ayakçılık” ifadesi, SICPA’nın DNS adına yürütülen kamu işine sağladığı kapsamlı hizmete ilişkin editoryal değerlendirmedir. Metin, sunulan analiz dosyasındaki metin ve belge görüntüleri ile bağlantıları verilen kamu kayıtlarına dayanıyor. Asıl belge setinin tamamı ve e-postaların dijital asılları bu incelemede mevcut değildi; belge özgünlüğü bütünüyle bağımsız doğrulanmış değildir. Mevcut bulgular, SICPA’nın kamu zararını bilerek doğurduğunu veya bir suça iştirak ettiğini kanıtlamıyor. Yeni bulgulara ilişkin güncel şirket yanıtı da doğrulanmış değil.
Yanıt veya düzeltme iletin ↗

















































